Kadın…
Kadın

Kadın…

Kutsal diye bildiğimiz ama bu coğrafyada o kutsallığının hep sözde kaldığı insandır kadın. Hayata getiren, insan yavrusunu içinde ve dışında büyütebilendir. Anne, eş, evlat, kardeş, dost olandır. Kıymetini bilenlerin bir bakışları için şiirler, şarkılar yazdıklarıdır. Böyle biliriz değil mi?

Şimdilerde herkesin hakkında yazıp, konuştuğu ama en doğal hakkı olan güvenli yaşam hakkının bile bulunmadığı kadınlarımız…

Kadın
Kadın

Resim: Pixabay

Kadın…

Yazımı yazarken Sezen Aksu’nun “ Günaydın Memur Bey “ şarkısının şu sözlerini anımsadım;

“ Dünya seyretti ben giderken

Erimiş cesedim, ne fayda?

Islak yağmuru emdim de,

Kurtlara yem oldum,

Dünyam şu naylon torbalarda… “

Seyrettik…

Kadın…

Kaç kadının ömrü ellerinden alınırken seyrettik. Önce çok üzüldük, yaralandık, gözümüze geldikçe ama… Haberimiz olana kadar işte.  Sonra akan zaman, değişen hayatlar ve gündemler alıştırdı, çoğunu da unutturdu. Bu acılara alışılır mı? Bu yara unutulur mu? Alışılmamalı, unutulmamalı.

Ne için öldü onca kadın? Aşk? Kıskançlık? Namus? İntikam? Hepsi veya hiç biri. Ne değişir ki? Artık hiçbiri yoklar.

Şiddet ve cinayet sadece bizim ülkemizde yaşanmıyor tabi ki ama şu son zamanlarda sıklığı korkutucu olmaya başladı. Toplumumuz her geçen gün daha bıkkın, umutsuz, daha da kötüsü öfkeli olmaya başladı. Bu öfkenin çoğu da erkeklerde.

Erkek ve kadın biyolojik yapıları benzer canlılardır ama biyopsikososyal nedenler, sosyokültürel etmenler ikisi arasında birçok farkı ortaya koyabiliyor.

Her şeyin en başı aile ve yetişme şekli. Kız ve erkek çocuklarına aile ve toplumun yaklaşımı, yüklediği anlamlar, atfettiği görevler, beklentiler yaşam içinde hep belirleyici unsurlar oluyor.

Hal böyleyken, bizde kadın hep erkeğin himayesinde ve gölgesinde kalan, onu aşacak olursa her türlü psikolojik ve fiziksel şiddet, istismar ve daha kötülerine maruz kalabilecek bir insan oluyor. Pardon, yanlış kelime kullandım sanırım, çok kez insan sayılmıyor ki. 

Bu İçeriğe Göz Atın!  Yükselen Burç Bulma | Yükselen Burcunuz Hakkında Bilgiler

Sayılmıyor, çünkü onun istekleri, hayalleri, istemedikleri, vazgeçtikleri, kazandıkları, kaybettikleri olamaz.

Olmamalı.

O güzel olursa, o güzel kokarsa, onun eteği, şortu biraz kısa, göğsü biraz açık, ojesi, ruju kırmızı olursa, hatta giysileri, tavırları nasıl olursa olsun yine de bir şekilde dikkat çekerse,  erkeklerle samimiyet kurarsa, doya doya aşık olursa, sevdiğiyle sevişirse,  o başarırsa, o kazanır da birilerini geride bırakırsa, o  bir erkeği reddeder, terk ederse hemen durdurulmalı, onun için her şey reva sayılmalı, intikam alınmalıdır.

Haberlerde görüp, okuduklarımızın içeriği hep bunlar değil mi?

Münevver’imizin canını gönlünü verdiği erkek almadı mı?

Özgecan‘ımız gece minibüse bindiği ve tecavüze  direndiği  için öldürülmedi mi ?

Esengül, Kader, Fatma, kocalarından gördükleri şiddetten kurtulmak için kaçtıklarında o erkekler tarafından silahla vurulmadılar mı?

Tuğba kocasını terk etti diye 20 yerinden bıçaklanarak öldürülmedi mi?

Kabire patronu tarafından öldürülüp, evinin önüne atılmadı mı?

Ayşe kocası kıskandı diye dayak yiyip hastaneye kaldırılmadı mı?

Berfin‘in yüzüne aşkına karşılık alamayan erkek kezzap atmadı mı?

Emine Bulut evladının önünde kocası tarafından öldürülmedi mi?  O can yakan feryatları işitmedik mi?  “Anne ölme, ölme anne !” ve “ÖLMEK İSTEMİYORUM !“

Bugün kaç kadın daha bunlardan azına, aynısına, fazlasına maruz kalıyor acaba?

Hepsi oldu, oluyor.  İzledik, okuduk, üzüldük ve yaşamaya devam ediyoruz. Başka kadınlar onların yaşadığını yaşamasın, bu toplum daha fazla yara almasın diye devletin, toplumun, yetkililerin, ailenin, bireylerin yapmaları gerekenler var.

Biz kadınların daha çok yapması gerekenler var şüphesiz.

Öncelikle kendimize olan şefkat, güven, saygı ve sevgimiz asla azalmamalı. Birbirimizi kategorize etmeden yaşamayı bilmeliyiz.

Sonra erkek evlatlarımıza cinsiyetlerinden ötürü farklı, üstünlük içeren yaklaşımlarda bulunmadan, kadına her zaman önce İNSAN olarak bakmalarını, gücün kontrollü olanının sağlıklı olduğunu, erkekliğin adamlıkla buluşmuş olanın makbul olduğunu, hayırın da yanıt olabileceğini, her istediğinin, istediği an olmayacağını iyi öğretmeliyiz.

Bu İçeriğe Göz Atın!  Demans ve Annem

Kız evlatlarımıza iyi rol modeller olmalı, onları kimselerin insafına kalacak şekilde yaşamamaları için hayata hazırlamalıyız.

Hepimizin vazifesi bunlar. Yapalım ki ruhu yaralı kadınlarımız olmasın, yaralılar iyileşsin. Artık hiçbir kadın öldürülmesin.

Toplum olarak bu konuda çok fazla samimiyete, çabaya, sağduyuya ihtiyacımız var. Ve ben bu yazımı kadınlar için yazsam da aslında son sözüm erkeklere;

Siz yine sesinizi yükseltin, yumruğunuzu kaldırın, cesurca gücünüzü gösterin ama kadınlara değil, kadına yazık eden, yok sayan her şeye, kadına tacize, tecavüze, şiddetin her türlüsüne, cinayete…

İnanın bu hiç zor değil.

Kadın …

Bir cevap yazın