Dokunamadığın birini özlüyorsan, özlediğin kalbine dokunmuştur

Dokunamadığın birini özlüyorsan, özlediğin kalbine dokunmuştur

Sevgi ve Değer Vermek Nedir

İnsan sevdiğine ve değer verdiğine her zaman özlem duyan bir varlıktır. Bunun maddi yada manevi olması fark etmez, değer verilen olması yeterlidir. Çünkü verilen değer ölçüsünde özlem duyulur.İnsanın doğasında var olan özleme kavramı göreceli olmamakla birlikte duyusal olarak hissedilen hatta kalpte boşluğunu belli eden bir olgu olarak ta tanımlanabilir. İnsan fıtratı (yaratılış olgusu) gereği sevdiği kişilere ve maddi manevi değer verdiklerine özlem duyar. Çünkü değer verdiklerinin her zaman yanında olmasını hatta birlikte vakit geçirmek ister, bu olgu insanın doğasının bir parçasıdır.

Özlem duygusu insanın doğumundan sonra kendini ve çevresini tanımasıyla başlar ve yaşamın sona ermesine yani ölünceye kadar devam eder. Bebeğin annesine duyduğu özlem daha sonra etrafı tanımasıyla değer verdiği kişi ve nesneler ile devam eder. Örneğin annesinden bir süre ayrı kalan çocuğun annesine duyduğu özlem duygusu tarif edilemezken, çok sevdiği oyuncağını kaybetmesi ve ona duyduğu özlemi de tarif etmek mümkün değildir. Çünkü çocuk çok sevdiğinden nesne de olsa ayrılmak istememektedir.İnsan hayatının devamında hayata daha geniş perspektiften baktığı için bazen duygu ve düşünceleri değişse de özlem duygusu hep aynı kalıp, sadece değer verdikleri değişebilmektedir.

Halk arasında özlem duygusu genelde sevgililer için kullanılıp, sevgiliyle sınırlandırılır. Birey kendince istenilen olgunluğa eriştiğini ve yaşa geldiğini düşündüğü andan itibaren aile kavramı da kafasında şekillenmeye başlar. Bu andan itibaren arayış içine girerek hayat arkadaşını bulmaya çalışır. Tarihin her devrinde böyle olmuştur. Arkadaşlıkla başlayan ilişkiler zamanla sevgiliye dönüşerek sonraki safhada ise aile kurmaya kadar giden bir süreç halini alır.

İlişkiler bazen birebir yani arkadaşlıktan uzak olarak başlayabilmektedir. Yani gönülden başlayan bu ilişkiler her ne kadar karşı tarafın haberi yada bilgisi olmasa da tarifsiz bir olgunluğa halk arasındaki ifadesiyle “kara sevdaya” dönüşebilmektedir. Halk böyle olunca karşı tarafın sevgisi bireyin kalbinde yer  edinip iliklerine kadar işlediği için özlem duygusu da kat kat artmaktadır.Bu saatten sonra kişi partnerine dokunamasa bile o çoktan kalbine dokunmuştur. Ve kalbinin sesini dinleyerek özlemeye devam edecek kavuşabilmenin planlarını yapmaya başlayacaktır.

Bu İçeriğe Göz Atın!  Demans ve Annem

 

 

Bir cevap yazın